YUNUS SÛRESİ 51. AYET
اَثُمَّ اِذَا مَا وَقَعَ اٰمَنْتُمْ بِهٖ اٰلْپٰنَ وَقَدْ كُنْتُمْ بِهٖ تَسْتَعْجِلُونَ
OKUNUŞU : Esumme izâ mâ vegaa âmentum bih, âl’âne vegad kuntum bihî testağcilûn.
ZAHİR MANASI : (Onlara) “Azap gerçekleştikten sonra mı O’na iman ettiniz? Şimdi mi!? Oysa siz onu acele istiyordunuz” (denilecek).
BATIN MANASI : İster Vahdet olan gönül aleminde isterse kesrette mutlaka Cemal fillerle de Celal fillerle de karşılaşırsınız, Cemal fiillerin faili Allah demek kolaydır, eğer gerçekten Rabbınıza ulaşmak istiyorsanız fena da Sıfat mertebesinde bekada ise Hz Cem makamında bu farkı görecek ve eğer öncesinde tüm fillerin failini tüm sıfatların mefsufunu ve tüm vücutların mevcudunu Rabbım’dır demiş iseniz o zaman azap gibi görünen Celal tecellisinde de bunun da faili Rabbım’dır demiş olmalısınız, evvelindeki aşkla inanmak ile, karşılaşınca çaresizlikten inanmak veyahut sonrasında yapacak bir şey yok deyip inanmak arasındaki fark kulundaki aşkın derecesidir, eğer aşkla Rabbımıza ulaşmak istiyor isek hakikatteki sabır tecelliye sabırdır her türlü tecelli Rabbımın kemalinin bir zuhurudur deyip lütfuna her türlü mazhar olunabilmelidir, Rabbım lütfuna mazhar olmayı cümle kardeşlerimize İhsan eylesin inşallah. Amin.
YUNUS SÛRESİ 52. AYET
ثُمَّ قٖيلَ لِلَّذٖينَ ظَلَمُوا ذُوقُوا عَذَابَ الْخُلْدِ هَلْ تُجْزَوْنَ اِلَّا بِمَا كُنْتُمْ تَكْسِبُونَ
OKUNUŞU : Summe gîle lillezîne zalemû zûgû azâbel huld, hel tuczevne illâ bimâ kuntum teksibûn.
ZAHİR MANASI: Sonra da zulmedenlere, “Ebedî azabı tadın! Siz ancak vaktiyle kazanmakta olduğunuzun cezasına çarptırılıyorsunuz” denilecektir.
BATIN MANASI : Rabbım Kuran-ı Kerim de yine buyuruyor ki Zil Zal Süresi 7-8. Ayetler de “miskal nispetinde hayır işler iseniz karşılığını, şer işlerseniz de karşılığını alacaksınız.” Birde Nisa Süresi 78. “Ayette de hayır ve şer Allah’tandır” der iken Nisa Süresi 79. Ayette de “hayır Allahtan şer sizden diyor.” O zaman her şey Allah’tan der isek miskal ayetine ters düşer, imtihan olmaya ne gerek var diyenler de çıkar, bunu nasıl anlayalım ki sonrada yukardaki ayeti kerimeyi anlayalım, fail ile faal arasındaki fark halk eden ile halk olunandır, yani üreten başka kullanan başkadır, bu da mülkünde başka yoktur diyenlere göre Zat ve Sıfat arasındaki ince çizgidir denir. İşte Allah ve kul arasındaki fark da burdur. Kuran-ı Kerim’deki tüm ayetler 3 çeşittir. Ya Zat Ayetleri, Ya Sıfat Ayetleri, Ya Efal Ayetleridir. İşte burada hitab edilen siz hitabı 2. Şahıs ifadesi yani kulluğa bir hitabdır, dolayısıyla ayetin miskal kısmına ve senden zuhur eden eksiklik kısmına denk gelir. Böylece kull yani bizlere bir azap vermez Rabbım. Kendi azabımızı dünya hayatımız boyunca biriktiririz, kazancını biriktiren olarak da eza, azap yani zarar biriktiren de sonunda zararını çekecektir. Rabbım eza değil Sefa, azap değil mükafat biriktirenlerden olmayı cümle İhvan-ı Güzin kardeşlerimize İhsan eylesin inşallah. Amin.
YUNUS SÛRESİ 53. AYET
وَيَسْتَنْبِئُونَكَ اَحَقٌّ هُوَ قُلْ اٖى وَرَبّٖى اِنَّهُ لَحَقٌّ وَمَا اَنْتُمْ بِمُعْجِزٖينَ
OKUNUŞU : Ve yestembiûneke ehaggun hû, gul î ve rabbî innehû lehagguv ve mâ entum bimuğcizîn.
ZAHİR MANASI : “O (azap) gerçek midir?” diye senden haber soruyorlar. De ki: “Evet, Rabbime andolsun ki o elbette gerçektir. Siz (bu konuda Allah’ı) âciz kılacak değilsiniz.”
BATIN MANASI: Gerek zahirinde bir önceki ayeti kerimedeki gibi miskal dahi bir eksiklikle çekilen bir bedel varsa, bu gün bunu ehli ihvan ehli Arif ehli Tevhid çok net yaşamaktadır. Ruhen vücut ülkesinin sahibi ve tecelli eden olarak Rabbı yine bir mevcut olan diğer vücuttan zahirden ezanı okur ve namaza davetini yapar eğer o kişi tecellinin sahibini birlemiş ise işitmek fiilini semi sıfatına semi sıfatınızda zatına bağlı olduğunun bilinci ile hemen o namazı kılmalıdır, çünkü davet zattandır. Kılamadığında yada az geciktiğinde hemen vücut ülkesinde, içerde yangın olan azap başlamıyorsa o kul cehennemden bi haber, kılınca selameti zevkten tatmıyorsalar cennetten bi haberdir. İşte andolsun ki gerçektir dendiğinde bir şuhudunuz varmı denildiğinde bunları tatmıyorsak bizde gerçek mi değilmi diye hala sorup duranlardanız demektir. Rabbım hesabını verip narını Nur eden kullarından olmayı cümle kardeşlerimize İhsan eylesin inşallah. Amin.
YUNUS SÛRESİ 54. AYET
وَلَوْ اَنَّ لِكُلِّ نَفْسٍ ظَلَمَتْ مَا فِى الْاَرْضِ لَافْتَدَتْ بِهٖ وَاَسَرُّوا النَّدَامَةَ لَمَّا رَاَوُا الْعَذَابَ وَقُضِىَ بَيْنَهُمْ بِالْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ
OKUNUŞU : Ve lev enne likulli nefsin zalemet mâ fil ardı leftedet bih, ve eserrun nedâmete lemmâ raevul azâb, ve gudıye beynehum bil gıstı ve hum lâ yuzlemûn.
ZAHİR MANASI : (O gün) zulmetmiş olan herkes, eğer yeryüzündeki her şeye sahip olsa, kendini kurtarmak için onu fidye verir. Azabı gördüklerinde, için için derin bir pişmanlık duyarlar. Onlara zulmedilmeksizin aralarında adaletle hükmedilir.
BATIN MANASI : İnsanoğlu içindeki bu yangını fark etse ve ruhun kendisine olan bu davetine cevap verdiğinde bu mutluğu tatmış olsa inanın bu hali daim yaşamak için sahip olduğu her şeyi zahiren vermek istediği gibi, kendisine nisbet ettiği 3 varlığı da verir idi. Yani Fenai Efal Fenai Sıfat ve Fenai Zat yapar Hakkın varlığıyla var olarak daim yaşarlardı. Rabbım cümle kardeşlerimize İhsan eylesin inşallah. Amin.
YUNUS SÛRESİ 55. AYET
اَلَا اِنَّ لِلّٰهِ مَا فِى السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ اَلَا اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
OKUNUŞU : Elâ inne lillâhi mâ fis semâvâti vel ard, elâ inne vağdallâhi hagguv ve lâkinne ekserahum lâ yağlemûn.
ZAHİR MANASI: Bilesiniz ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Yine bilesiniz ki, Allah’ın va’di haktır. Fakat onların çoğu bunu bilmez.
BATIN MANASI : Yeri ve göğü 7 kat sevva ettik demesi yer katları olan nefis katlarının 7 tane olması ve ruh katları olan tevhid mertebelerinin 7 olmasıdır, böylece insandaki yer ve gök ve arasındaki herşey Allah’ındır, çünkü yer katlarıyla nefsimizi gök katlarıyla da rabbımızı bilince nefsini bilen Rabbını bilmiş oluyor, sonra da Rabbımı Rabbımla bildiğim de Ben dediğim bu varlığı ve bu varlığın sahibinin ve her mevcudatın varlığı ve sahipliğinin Rabbıma ait olduğunu görüyorum benden göreninde Rabbım olması ile de kendini böylece seyrediyor. Bu seyirde de Allah’ın bir vaadi vardır Hakk olan evveli küntü kenzi sonrası tenzihen zuhur sonra teşbihen sonunda da Tevhiden kendini seyredecektir. Asrı saadette olduğu gibi bu gün de Tevhid ehillerinden Tevhiden seyredip durmaktadır. Rabbım cümle kardeşlerimize ölmeden evvel ölerek Hakka seyrinde mekan olmayı İhsan eylesin inşallah. Amin.
YUNUS SÛRESİ 56. AYET
هُوَ يُحْيٖ وَيُمٖيتُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
OKUNUŞU : Huve yuhyî ve yumîtu ve ileyhi turceûn. ZAHİR MANASI : “O, diriltir ve öldürür; ancak O’na döndürüleceksiniz.”
BATIN MANASI : Cenab-ı Hakk Adem’i yaratacağı zaman Bakara Süresi 28,29 ve 30. Ayetler’de nasıl hitaben siz ölü idiniz diriltildiniz, tekrar öldürülecek tekrar diriltilecek ve Rabbınıza döndürüleceksiniz buyurduğu gibi bedenen diri olanlar Ademiyet Ruhuna sahip olmadıklarından Ruhen ölüdür bu ruh onlara Mürşüd mazharından üfürülünce dirilir ve o zikrin fikri olan fiillerim benim değil sıfatlar benim değil vücudum benim değil idrakıyla da ölmeden evvel ölürüz, işte ölmeden evvel ölünce bu vücut vücudullah yani O’nun olur, sıfatlar O’nun ve fillerde O’nun olunca O’na döndürülürüz. Bu dönme ne bir çevrilme ne gidip gelmedir bizzat benzeme olan Muhammed’i olmadır, Rabbım layıkıyla döndürülenlerden olmayı cümle kardeşlerimize İhsan eylesin inşallah. Amin.
YUNUS SÛRESİ 57. AYET
يَا اَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءَتْكُمْ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَشِفَاءٌ لِمَا فِى الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِنٖينَ
OKUNUŞU : Yâ eyyuhen nâsu gad câetkum mev’ızatum mir rabbikum ve şifâul lima fis sudûri ve hudev ve rahmetul lilmué’minîn.
ZAHİR MANASI: Ey insanlar işte size rabbınızdan bir mev’ıza ve gönüller derdine bir şifa, ve mü’minler için bir hidayet ve rahmet geldi
BATIN MANASI : Hitabın muhatabı olan cümle insanoğluna verilen en büyük öğüt de işte bir önce ki ayeti kerimede ki ölmeden evvel ölme olan Tevhid’e sarılın ruhun isteği ile gelen saadeti hayal ve zanda değil öldükten sonra bir toprağın altında değil ölmeden evvel ölüm olan Ehli Tevhid Hakkel Yakiin bir Mürşüdü kamilden tahsil bizzat bu alemde ile en büyük nasihate ve şifaya kavuşun buyurmaktadır. Rabbım cümle insanoğluna İhsan eylesin inşallah. Amin.
YUNUS SÛRESİ 58. AYET
قُلْ بِفَضْلِ اللّٰهِ وَبِرَحْمَتِهٖ فَبِذٰلِكَ فَلْيَفْرَحُوا هُوَ خَيْرٌ مِمَّا يَجْمَعُونَ
OKUNUŞU : Gul bifadlillâhi ve birahmetihî febizâlike felyefrahû, huve hayrum mimmâ yecmeûn.
ZAHİR MANASI : De ki: “Ancak Allah’ın lütuf ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp durduklarından daha hayırlıdır.”
BATIN MANASI: İnsanoğlu kendisi için ömrü boyunca hayırlı olanın dünyalık menfaatler yada ahretlik ameller olduğu düşüncesiyle ya çok çalışır dünyalık biriktirir yada yarın ölçekmiş gibi ahretlik hazırlık yapar , 1 saatlik bir tefekküre kapı açan Rahman kemalat mazharı olan mürşüdü kamilden bizzat Rabbının üfürdüğü zikrin fikri ile ölmeden ölmenin verdiği idrak şuhud ve zevk o kişi için en hayırlısıdır, çünkü dünyada yaşarken Rabbına kavuşmuş biz bizimle bizde idik demiş biz bizimle bize gitsekte gitmesekte sorular sorulmuş cevaplar alınmıştır. Rabbım bu alemde ona kavuşmayı O’nda O olarak yaşamaya cümle kardeşlerimize İhsan eylesin inşallah. Amin.
YUNUS SÛRESİ 59. AYET
وَلَمَّا جَهَّزَهُمْ بِجَهَازِهِمْ قَالَ ائْتُونٖى بِاَخٍ لَكُمْ مِنْ اَبٖيكُمْ اَلَا تَرَوْنَ اَنّٖى اُوفِى الْكَيْلَ وَاَنَا خَيْرُ الْمُنْزِلٖينَ
OKUNUŞU : Ve lemmâ cehhezehum bicehâzihim gâleé’tûnî biehıl lekum min ebîkum, elâ teravne ennî ûfil keyle ve ene hayrul munzilîn.
ZAHİR MANASI : De ki: “Allah’ın size indirdiği; sizin de, bir kısmını helâl, bir kısmını haram kıldığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?” De ki: “Bunun için Allah mı size izin verdi, yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz?”
BATIN MANASI : Allah Uluhiuetinde Celal ve Cemal tecellileriyle Allah`tır. O`nun için ya lızca bir tecelli olan Zatından Sıfatların oradanda Esma alarak Fiillerle zuhura geliş Kull için yani bizler için helal ve haram olur. Halbuki her ikiside O`nun için bir seyir Kulluk için de İrşad vesilesidir. Her iki cins tecelliside mevcuttur, çünkü birini yap diğerini yapma diye sıfatı elçisi Resülü dilinden buyurur. Yapma dediğini yapınca nefsini bilen kişi iyi bilir ki Rabbı ona yap dememiştir, Rabbını Mürşüt mazharından gönlüne koyup buyurduklarıyla amil olmayı cümle kardeşlerimize ihsan eylesin inşallah. Amin.
YUNUS SÛRESİ 60. AYET
فَاِنْ لَمْ تَاْتُونٖى بِهٖ فَلَا كَيْلَ لَكُمْ عِنْدٖى وَلَا تَقْرَبُونِ
OKUNUŞU : Feil lem teé’tûnî bihî felâ keyle lekum ındî ve lâ tagrabûn.
ZAHİR MANASI : Allah’a karşı yalan uyduranların, kıyamet günü hakkındaki zanları nedir? Şüphesiz Allah insanlara karşı çok lütufkârdır, fakat onların çoğu (O’nun nimetlerine) şükretmezler.
BATIN MANASI : İnsanların kıyamet günü için hayal ve zanları toprağın altında bir yerde toplanma ve hesap görmedir. Fakat esas olan mezarlara değil bunun kabirlerde olduğudur. Kabirde zahirdeki yer örtüsü olan toprağın altı değil, topraktan gelen bu vücudun altı olan gönül kabristanlarıdır. Kıyam edilen gün de gönülde ayağa kalkılan yani dirilme günüdür, buda kendi varlığını hakkın varlığında ifna edip hakkın varlığıyla var olduğunuzu idrak şuhud ve zevk etme günlerinde olur. Rabbım cümle insanoğluna ölmeden evvel ölmeyi ve gönül kabristanlarında dirilmeyi ihsan eylesin inşallah. Amin.
YUNUS SÛRESİ 61. AYET
وَمَا تَكُونُ فٖى شَاْنٍ وَمَا تَتْلُوا مِنْهُ مِنْ قُرْاٰنٍ وَلَا تَعْمَلُونَ مِنْ عَمَلٍ اِلَّا كُنَّا عَلَيْكُمْ شُهُودًا اِذْ تُفٖيضُونَ فٖيهِ وَمَا يَعْزُبُ عَنْ رَبِّكَ مِنْ مِثْقَالِ ذَرَّةٍ فِى الْاَرْضِ وَلَا فِى السَّمَاءِ وَلَا اَصْغَرَ مِنْ ذٰلِكَ وَلَا اَكْبَرَ اِلَّا فٖى كِتَابٍ مُبٖينٍ
OKUNUŞU : Ve mâ tekûnu fî şeé’niv ve mâ tetlû minhu min gur’âniv ve lâ tağmelûne min amelin illâ kunnâ aleykum şuhûden iz tufîdûne fîh, ve mâ yağzubu ar rabbike mim misgâli zerratin fil ardı ve lâ fis semâi ve lâ asğara min zâlike ve lâ ekbera illâ fî kitâbim mubîn.
ZAHİR MANASI : Her hangi bir şe’nde bulunsan, Kur’andan her ne okusan ve her hangi bir amel yapsanız, siz ona dalıb coşarken mutlak biz üzerinizde şahid bulunuruz, rabbından ne Yerde ne Gökte zerre miskali ve ondan ne daha küçük ne daha büyük hiç bir şey kaçmaz hepsi bir kitabı mübîndedir
BATIN MANASI : Bilinmeyi muradı ile Rabbım Tecellisi ile zerreden kürreye her vücudun mevcudu, her sıfatın mefsufu ve her fiilin mefulu olarak mülkünde başka olmayandır, böylece her varlığın istidadınca o varlıkta tecelli edendir, tecelli eden görendir tecelli olunan bilen mazharıdır, şahid oluşu kendisini seyridir, en güzel yarattığı varlık olan insandan insanlar arasında da kitabı mübin olan Mürşidi Kamillerden kemalatıyla kendisine olan aşkıyla kendini seyredendir. Rabbım aşkına layık kullarından olmayı İhvanı Güzin kardeşlerimize ihsan eylesin inşallah. Amin.
